Yüce Rabbimiz Kutsal Kitabında şöyle buyurmaktadır:
خُذِ الْعَفْوَ وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ وَأَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِلِين
«Kolaylığı seç, iyi olanı emret, cahillere aldırma!».
Kur’an-ı Kerim, A’râf, 7:199.
Bu yüce, mübarek âyet, âlimlerin dediği gibi, bütün ahlâkı, yani bütün edep esaslarını ihtiva eder. Eğer Cenab-ı Allah bir insana bu ayet üzerinde düşünmesine, anlamasına ve sonra onu uygulamasına izin verirse, o zaman o kişi bir Müslümanın insanlara karşı davranışlarında olması gereken güzel ahlakı kazanır.
İslam şeriatının güzelliğinin, azametinin ve kemâlinin tecellilerinden biri de insanları güzel ahlaka, edebe ve insanlara karşı güzel muameleye teşvik etmesi ve öğretmesidir. Bazı alimler, yukarıdaki ayetin ahlak ve insanlara iyi davranma konusunda en anlamlı ayet olduğunu düşünmekte.
Bu ayette Cenab-ı Hak bize üç talimat vermekte ve etrafımızdakilere karşı gösterdiğimiz tutumun üç ilkeye dayanması gerektiğini işaret etmektedir. İlk olarak Cenab-ı Hak buyuruyor:
خُذِ الْعَفْوَ
«Kolaylığı seç…».
Cenab-ı Hak bu sözleriyle her insanın ahlak, karakter ve tabiatının aynı olmadığını bizlere bildirmektedir. İnsanlar bu konularda birbirinden çok farklıdır. Cömert, kibar, sakin, dengeli, terbiyeli, sakin ve nazik insanlar vardır. Ve tam tersi, çabuk sinirlenen, kaba, sinirli ve sert insanlar var. Ayrıca davranışları Müslüman ahlakına hiç uymayanlar da var.
İnsanlar doğaları, karakterleri, eğilimleri ve ahlaki ilkeleri bakımından çok farklıdır. Dolayısıyla bu ayette Cenab-ı Hak bir Müslümana kendisini buna hazırlaması gerektiğini öğretmektedir. İnsanlarla temasa geçtiğinde çok farklı türde insanlarla, tabiatlarla ve karakterlerle karşılaşacaktır. Bu nedenle Rabbimiz bize yol gösteriyor ve öğüt veriyor: «Kolaylığı seç…» yani fazlasını umma ve insanlardan sadece karakter ve tabiatları gereği yapabileceklerini bekle.
İnsanlarla herhangi bir ilişkiye girdiğinde, onların sana mükemmel davranmalarını bekleme ve onlarda ideal ahlakı arama, çünkü tüm insanlar çok farklıdır. Kendini buna hazırlarsan ve insanlara hoşgörülü olursan, onlardan aşırı taleplerde bulunmaktan vazgeçer ve onlardan mükemmellik beklemezsin.
Farklı insan seviyeleri ve karakterlerinin farklılığı nedeniyle ideal insanı bulmanız imkansız. Kimdir çok çabuk sinirlenir, agresif davranır, her şeye öfkelenir ve tam tersi, başkası sakin, dengeli biridir. Bu nedenle, farklı insanlarla iletişim kurmak zorunda kalacağın gerçeğine kendini hazırla ve onlardan yalnızca yapabilecekleri kadarını bekle. İşte o zaman mutluluğu bulacaksın, hayatın sakinleşecek ve onlara yaklaşımın doğru olacak.
Kendinden insanlara karşı ideallik talep et, yani insanlara karşı tutumunda mükemmel bir insan olmaya çalış, ama onlardan sana karşı ideal olmalarını bekleme.
Yüce Allah’ın ikinci emri:
وَأْمُرْ بِالْعُرْفِ
«…iyi olanı emret…».
İnsanlardan sadece doğalarının ve karakterlerinin yettiği kadarını bekleseniz de, aynı zamanda onları tamamen terk etmemelisiniz. Onları güzel söze, değerli amele ve güzel ahlaka nazikçe eğitmek ve hikmetle davet etmek gerekir. Yani insanlara lütufta bulunarak, aynı zamanda onları iyiliğe teşvik ederek ve hatta emrederek bunu yapmak gerek. Aynı zamanda, öyütlerin yumuşak, bilge ve sakin olmasına izin ver. Bunlar, insanlara hayır dileyen samimi bir kalpten gelmeli. İnsanlarla muhatap olduğunda sabırlı ol ve aynı zamanda onlara nazikçe güzel öğütler ver, çünkü aksi takdirde iyi olanı emreden olamazsın. İman’a davet, farklı karakterli, kötü ahlaklı insanlara karşı sabırlı olmayı gerektirir ve bu nedenle Allah şöyle buyurmaktadır: « Kolaylığı seç…», yani tavırlarını sakince karşıla, hatalarına aldırış etme ve onlara iyi davran ve aynı zamanda «…iyi olanı emret…», yani hikmetle onları hakka çağır.
Örneğin, hayatında kaba, acımasız ve kötü huylu biriyle tanışabilirsin. Ona iyi davranırsan ve kabalığına veya sinirliliğine sabırla katlanırsan ve aynı zamanda ona nazikçe ve akıllıca öğüt verirsen, o zaman mükemmel sonuçlar elde edeceksin. Ve sabır ve tahammül göstermezsen ve onlara en iyi şekilde doğru’ya çağırmazsan, o zaman birincisi çağrıya uygun değilsin ve ikincisi çağrın beklediğin meyveleri vermeyecektir. Cenab-ı Hak, Resulullah’a (ﷺ.) şöyle buyurmaktadır:
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ اللَّهِ لِنتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لَانفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ
«Sen onlara sırf Allah’ın lütfettiği merhamet sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi.»
Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmrân, 3:15.
Ve Cenab-ı Hakk’tan hepimize üçüncü emir:
وَأَعْرِضْ عَنِ الْجَاهِلِين
«…ve cahillere aldırma»
Bu aynı zamanda ahlak açısından da çok önemli bir husustur. İnsan cahillere aldırmamalı.
Bunun anlamı nedir? Cahilden yüz çevirmek demek – sana karşı cahilce sözlerine ve davranışlarına aldırış etmemek demektir. Hakkında söylediği bazı cahilce ifadelere, uygunsuz ve hoş olmayan sözlere önem verme. Tüm bunlara aldırış edersen hayat sana yük olur. Üstelik bundan dolayı çok acı ve büyük ıstırap çekeceksiniz. Sen de onun gibi cahilleşir ve onun cehaletine aynı cehaletle karşılık verirsen bu daha da kötü olur. Ve olabilecek en kötü şey, onun cehaletine sadece cahilce cevap vermekle kalmayacak, ondan daha da kötü davranmaya başlayacaksın. Dolayısıyla bunda en ideal ve doğru yol dikkat etmemek.
Bir şiir’de dediği gibi:
وَلَقَدْ أَمُرُّ عَلَى السَّفِيهِ يَسُبُّنِي
فَأَمُرُّ ثَمَّت وَأَقُولُ لَا يَعْنِينِي
«Bana söven bir adamın yanından geçiyorum.
Daha sonra geçiyorum ve «umrumda değil» diyorum.»
Yani aldırış etme, cahillerden yüz çevir, onların cehaletlerine ve çirkin sözlerine itibar etme. Bu şekilde davranırsan, bu dünyada huzur bulur, bazı kötü deneyimlerden ve acılardan kurtulursun. Hoşuna gitse de gitmese de insanlarla iletişim kurman gerekecek. Ve aralarında sana kötü davrananları, sana seslerini yükseltenleri, sana bağıranları ve sana kaba davrananlar mutlaka oacaktır. Eğer bu tür cahil insanların her biri ile ilişkiyi çözecek, sana söylediklerine odaklanacak, söylediklerini düşünecek ve sonra yaptıklarına cevap verecek olursan, ne olacak? Sadece enerjin biter ve kendini yorarsın. Kalbin incinecek ve ruhunda sürekli endişeler ve üzüntüler olacak. Oysa cahilden yüz çevirirsen, kendi kendinize şöyle dersiniz: «Ne yapalım? O böyle bir insan. Cenab-ı Allah onu cahil olmakla imtihan etti. İnsanlara böyle davranmaktan beni kurtaran Cenâb-ı Hakk’a hamdolsun» diyerek mutlu bir hayat bulacaksın.
Kendini gereksiz ıstıraptan kurtarmanın yanı sıra, değerli ve doğru davranışınla onu düzelmeye teşvik edebilirsin. Sende ki sabır, sakinlik, cahilce davranışların reddini gördüğünde kendini düzeltmeye başlayacaktır. Yeter ki biraz sabırlı ol! Evet, bu belki hemen olmayabilir ama o da davranışını yeniden gözden geçirmeye başlayacaktır. Bazı sözlerini ve eylemlerini görmezden gelerek, onun iyileşmesine yardımcı olacaksın, aksi takdirde durum daha da kötüleşecek ve sorunlar artacaktır. Bu nedenle Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) evinden her çıktığında bu sözleri söylerdi:
باسْمِ اللَّهِ تَوَكَّلْتُ عَلى اللَّهِ، اللَّهُمَّ إِنّي أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَضِلَّ أَوْ أُضَلَّ، أَوْ أَزِلَّ أَوْ أُزَلَّ، أَوْ أَظْلِمَ أَوْ أُظْلَمَ، أَوْ أَجْهَلَ أَوْ يُجْهَلَ عَلَيَّ
«Allah’ım! Sapıklığa düşmekten veya düşürülmekten, ayağımın kaymasından veya kaydırılmasından, zulmetmekten veya zulme uğramaktan, cehalete düşmekten veya cahil bırakılmaktan Sana sığınırım.»
|Bi’smillâhi tevekkeltü ‘ala’llâh. Allâhüm-me innâ ne‘ûzü bike min en nezille ev nedılle ev nüzleme ev nechele ev yüchele ‘aleynâ.|
Hadis Ahmad (6/321-322), Ebu Davud (5094), et-Tirmizi (3427) tarafından rivayet edilmiş, el-Albani Sahih el-Cami’ es-Sağır’de (4709) sahih olarak nitelemiştir.
Hz. Peygamber aleyhiselam’ın Yüce Allah’a seslendiği bu büyük ve zarif dualara bakın! Bu dualar evden çıkan bir kişi için çok uygun. Onun bu sözlere gerçekten ihtiyacı var çünkü farklı karakterlere ve tavırlara sahip farklı insanlarla muhattab olmak zorunda kalacak. Ayet-i kerimede bildirilen bu üç ilkeye bağlı kalabilmesi için Yüce Allah’ın yardımına ihtiyacı var:
«Kolaylığı seç, iyi olanı emret, cahillere aldırma!»
Bu esaslara ve Hz. Peygamberimiz aleyhisselam’ın diğer ayet ve hadislerinde belirtilen esaslara sıkı sıkıya bağlı kalmalıyız ki, bunlar bizi en mükemmel ve yüksek ahlaka ulaştırır.
Son yorumlar